top of page
Ara

Şizoid Kendilik

  • eceaydogan4
  • 10 Ara 2024
  • 2 dakikada okunur

Şizoid kişilikleri olan kişilerin en dikkat çekici yönlerinden biri geleneksel sosyal beklentilere aldırmazlıklarıdır. Narsisistik kişilik tarzı ile çarpıcı bir karşıtlık oluşturucak şekilde , şizoid kişi başkaları üzerindeki etkisine ve dış dünyada bulunan kişilerin değerlendirmelerine açıkça kayıtsız kalabilir.

Görünüşte uyumlu tutumlar ve başkalarıyla uygunluk içinde olmaya yönelik davranışlar , acı veren öznel bir yalnızlık duygusunu hissediyor olsunlar veya olmasınlar şizoid kişilerin doğasına aykırıdır.

Uyum sağlayıp katılmakta sosyal bir etkinlik içinde yer almayı, bunları temelde yapmacık ve yapay olarak değerlendirip tuhaf , hatta sahtelik içeren deneyimler yaşarlar. Şizoid kendilik, insanlığın geri kalanından güvenli bir mesafede durmaya çalışır.

Şizoid kişilerin birçoğunun gösterdiği kopuk, alaycı ve hafiften küçümseyici tutumlara birçok araştırmacı dikkat çekmiştir. Yalıtılmış, bir üstünlük duygusuna yönelik bu eğilimin kökenleri, yukarıda belirtilen hipotezde, bahsi geçen aşırı denetleyici veya aşırı mütevazi ötekinin saldırılarını savuşturma çabalarında bulunabilir. En dağılmış gözüken şizofren hastaların bile bir tür maksatlı karşı koyma tutumu gösterdikleri eskiden beri belirtilir; sanki hastanın kendilik-bütünlüğü duygusunu korumasının tek yolu her türden geleneksel beklentiyi gülünç bir oyuna döndürmesinden geçmektedir.

Şizoid dinamikleri olan biri özsaygısını çoğu kez bireysel yaratıcı etkinliklerle korur ve sürdürür.

Kendilerini değerlendirirken düşüncelerine genellikle kişisel bütünlük ve kendini ifade etme meseleleri hakim olur. Psikopat kişinin kişisel güç kanıtlarının peşinde koştuğu veya narsisistik kişinin öz değerini desteklemek için beğeni dolu geri bildirimlerin arayışında olduğu durumlarda, şizoid kişi kendine ait özgünlük,duyarlılık ve biriciklik niteliklerinin onaylanmasını ister. Bu onay dışsal kaynaklar tarafından değil , içsel kaynaklar tarafından, şizoid kişinin kendisi tarafından sağlanmalıdır.

Sass(1992) ikna edici bir şekilde , şizoid durumların modernitenin nasıl tam bir temsilini oluşturduğu betimlemiştir. Ona göre, çağdaş insanın ortak toplumsal bir duyarlılığa yabancılaşmış olması durumu, şizoid ve şizofrenik deneyimlerle ürkütücü benzerlikler taşır. Bu yabancılaşmayı, 20. yüzyılın sanat, edebiyat,antropoloji, felsefe ve eleştiri alanlarındaki yapı-sökücü yaklaşımlarında görebiliriz.



Uzman Klinik Psikolog Ece Aydoğan



 
 
 

Comments


bottom of page